wd tv live ve os x problemleri

wd tv live 3. nesil oldukça basit ve işlevsel bir ortam oynatıcı. 2.02.32  numaralı bellenim ile HTTP, FTP, P2P ve NZB indirme yeteneğine de kavuştu. 

bu bellenim öncesi ağ üzerinde paylaştığım harici hdd’e erişen wd tv live, artık üzerindeki usb ile hdd’i ağa açacak. 

kullanım kılavuzunda yeralan paylaşım gerekliliklerini yerine getirdikten sonra işlem sözde tamamlanmış oluyor. 

tarayıcının adres satırına ortam oynatıcınızın ip adresini yazarak web arayüzüne erişebiliyorsunuz. sizden ilk kez bağlandığınızda şifre isterse admin yazmanız gerekiyor, daha sonra bu şifreyi değiştirebilirsiniz, dilerseniz admin şifresinin kullanmaya devam edebilirsiniz.

os x üzerinden erişim ise oldukça kolay, finder paylaşılan satırı altında wd tv live medya oynatıcınızı göreceksiniz. üzerine tıklayıp bağlan derseniz “konuk” seçeneğiyle hemen wd tv live üzerinde bağlı bulunan hdd’e erişebilirsiniz.

benim gibi üstte anlattığım yolla erişemezseniz yapmanız gereken şey bir finder penceresi açmak, git altından sunucuya bağlan seçeneğine tıklamak{cmd + k} ve adres satırına smb://wd tv live ip adresinizi{örneğin smb://192.168.1.111} girmek olacak.

parium izne ayrılınca ben de izne ayrılmış sayıldım, evde geçen günlerimizde kendimizi uzak kaldığımız dizi dünyasının içinde buluverdik.

işte izlediğimiz diziler:

true detective

polisiye meraklılarının kaçırmaması gereken bir yapım. true detective hızla akmıyor fakat izlerken sıkılmıyorsunuz.

the killing 

danimarka yapımı forbrydelsen, amerikalar tarafından the killing adıyla tekrar çekilmiş. sıkı bir polisiye olan the killing, orjinal yapım meraklısı birisi olarak beğenimi kazandı. olay akışı oldukça yavaş olsa da diziyi takip etmekten kendinizi alamıyorsunuz. 

broadchurch

ingiliz polisiyelerini seviyorsanız izleyin fakat alışılmıştan biraz daha uzun tutulan bölüm sayısını akıldan çıkarmamak lazım.

banshee

çerez yapımlar arıyorsanız ilginizi çekebilir, bir baş yapıt beklememek gerek.

the black list

çerez bir yapım daha, ilk sezonun sonunu getirmeleri bile bence mucize. sıkıcı bir iş olmamış ama süper eğlence de yok.

the following

istemeyerek de olsa izlemeye başladım fakat ilk 2 sezonu arka arkaya hızla izleyebildim. 2. sezon, 1. sezon temposunu yakalayamıyor, umarım 3. sezon itibariyle finale ulaşırız.

penny dreadful

kurmaca edebiyattan akla gelebilecek her şeyi harmanlayan garip bir dizi olmuş. bir bölümde kan gövdeyi götürürken bir bölüm sükunet içinde geçiyor, izlemesi biraz güç.

inside number 9

meraklısını fazlasıyla memnun edecek bir yapım, ingilizlerin garip mizah anlayışı size uymuyorsa uzak durmakta fayda var. 

the widower

gerçek bir hikayeden yola çıkarak kurgulanan the widower, oldukça sinir bozucu bir başrol oyuncusuna sahip olsa da kendinizi izlemekten alıkoyamıyorsunuz. 

above suspicion

çerez bir polisiye arayanların göz atmasında fayda var, sıkılmadan tükettik.

ray donovan

los angeles’da yeralan bir hukuk bürosu ve bu büronun işlerini bir şekilde çözen ray donovan. çerez bir yapım fakat sürekli bir şeyler eksik demekten kendinizi alamıyorsunuz. yaz döneminde gerçekten izleyecek bir şeyiniz yoksa bir gözatın fakat içinizi bayabilir, söylemedi demeyin.

izlerken işkence çektiklerimiz:

orphan black

kötü oyunculuk ve zayıf kurgu güzel olabilecek bir senaryonun katili olmuş. kurgu neyse de oyunculuklara katlanmak olanaksız. orphan black bbc amerika yapımı.

prey

sıradan bir hikaye, zayıf oyunculuk ve bildiğiniz ingiliz denyolukları. ingiliz yapımlarına meraklı olanlara bile tavsiye etmiyorum.

the fades

jack thorne imzalı ingiliz yapımı the fades, bitişik krallık yapımlarının meraklıları bir tarafa doğaüstü meraklılarının bile koşarak kaçacakları bir yapım olmuş. ille de ingiliz diyenler için belki.

the wrong mans

eğlenceli olabilirdi ama bu haliyle vasat yine de ingiliz meraklıları bunu izleyecektir.

polonya’lı ikili skalpel, uzun bir aradan sonra simple ile geri dönmüş.

spotify ve deezer'da mevcut.

amerikalı grup agalloch’un 5. stüdyo albümü the serpent & the sphere, 19 mayıs 2014 tarihinde tüm avrupa’da satışa sunuldu. 

9 şarkıdan oluşan albüm, bazı dinleyiciler tarafından grubun bugüne kadar yaptığı albümlerin harmanlanması olarak yorumlanıyor.

albümdeki akustik gitar bölümleri konuk müzisyen nathanaël larochette’ye emanet edilmiş. 

pitchfork’un 8.3 puan verdiği albümü bandcamp üzerinden satın almak mümkün.

deezer, spotify ve grooveshark üzerinden dinlemek mümkün.

alfred hitchcock yapımı 1929 tarihli sessiz film blackmail 6 aralık 2013′te istanbul modern’de gösterilirken, filme replikas eşlik etmişti.

babylon studio’da, mondual partapart performansı.

sigma’nın foveon algılayıcı macerası kompakt sınıfta 3. nesil dp, dp quattro ile devam ediyor. dp sınıfı kompakt makineler bugüne kadar yüksek kaliteli görüntü kaydını, gerçek hayatta kullanımı zor bir çözüm olarak sunmuştu. 
sigma dp quattro serisinde özellikle yavaş operasyon hızını çözebildiler mi bilemiyorum fakat yakın zamanda gördüğüm en farklı ve bence en hoş tasarımı sunduklarını söyleyebilirim. 
ilk başta panaromik orta format gövdeleri andıran dp quattro serisini yakın takibe almakta bence fayda var. sigma’nın foveon algılayıcı macerası kompakt sınıfta 3. nesil dp, dp quattro ile devam ediyor. dp sınıfı kompakt makineler bugüne kadar yüksek kaliteli görüntü kaydını, gerçek hayatta kullanımı zor bir çözüm olarak sunmuştu. 
sigma dp quattro serisinde özellikle yavaş operasyon hızını çözebildiler mi bilemiyorum fakat yakın zamanda gördüğüm en farklı ve bence en hoş tasarımı sunduklarını söyleyebilirim. 
ilk başta panaromik orta format gövdeleri andıran dp quattro serisini yakın takibe almakta bence fayda var. sigma’nın foveon algılayıcı macerası kompakt sınıfta 3. nesil dp, dp quattro ile devam ediyor. dp sınıfı kompakt makineler bugüne kadar yüksek kaliteli görüntü kaydını, gerçek hayatta kullanımı zor bir çözüm olarak sunmuştu. 
sigma dp quattro serisinde özellikle yavaş operasyon hızını çözebildiler mi bilemiyorum fakat yakın zamanda gördüğüm en farklı ve bence en hoş tasarımı sunduklarını söyleyebilirim. 
ilk başta panaromik orta format gövdeleri andıran dp quattro serisini yakın takibe almakta bence fayda var.

sigma’nın foveon algılayıcı macerası kompakt sınıfta 3. nesil dp, dp quattro ile devam ediyor. dp sınıfı kompakt makineler bugüne kadar yüksek kaliteli görüntü kaydını, gerçek hayatta kullanımı zor bir çözüm olarak sunmuştu. 

sigma dp quattro serisinde özellikle yavaş operasyon hızını çözebildiler mi bilemiyorum fakat yakın zamanda gördüğüm en farklı ve bence en hoş tasarımı sunduklarını söyleyebilirim. 

ilk başta panaromik orta format gövdeleri andıran dp quattro serisini yakın takibe almakta bence fayda var.