bir apple macbook pro daha tarihin tozlu sayfalarına gömüldü
macbook pro 8,2’min bir sabah ansızın yanık kokuları eşliğinde çalışmayı reddetiğini daha önce şurada yazmıştım.
ertesi gün elmacı pazarı’ndan bir mac mini edinmiş ve yanan bilgisayarımı elmacı pazarı servisine göndermiştim.
elmacı pazarı’ndan ümit beyin 3 hafta süren tüm gayretlerine rağmen bilgisayarım kurtulamadı. anakart bileşenlerinden hasarlı olduğu tahmin edilenlerinin değiştirilmesine, bilgisayarın açılmasına ve anakartı dışındaki tüm parçaları problemsiz çalışmasına rağmen testleri geçemediği için macbook pro’yu ölü kabul ettik.
the light bulb conspiracy

cosima dannoritzer’in yazıp, yönettiği 2010 yapımı belgesel the light bulb conspiracy{ampul komplosu}, kasıtlı ya da planlı eskitme{planned obsolescence} fikrini ele alıyor.
ttnet ile fibernet işkencesi
ttnet geçtiğimiz mart ayı içerisinde adsl aboneliğimi iptal edip, dönüşüm adı altında 20mbps’ye kadar ttnet fibernet limitsiz abonesi olmamı sağladı.
aylar önce gelen fttb kutudan eve çekilen fiber kıl ericsson t063g gpon cihazda çözümlenip, tilgin hg 1332c home gateway ile kullanılacak şekilde kuruldu. kurulum sırasında internet ve telefon bağlantımın 24 saat içinde aktif hale geleceği bildirilmesine rağmen 11 mart’ta yapılan kurulum ancak 14 mart tarihinde işlevsel hale geldi. bu zaman zarfında yapılan telefon görüşmeleri, ulaşılamayan yetkililer ve yapılan oyalama hamleleri sonucunda takılan ericsson cihazın arızalı olduğu anlaşıldı, cihazın değişmesiyle binbir güçlükle de olsa internete kavuştum tabii çilem bununla bitmedi.
anakartımın yanması, kişisel işlerim derken daha kullanmaya vakit bulamadan finernet 26 mart tarihinde yine işlevsiz hale geldi. ttnet çağrı merkeziyle yapılan ve toplamda 1 saati geçen telefon görüşmelerim arıza kaydı bırakmaktan öteye geçemedi. ne bir yetkiliye ne de problemin nedenine ulaşabildim. nasıl olduysa 28 mart tarihinde fibernet’e yeniden kavuştum.
böylece türkiye’nin her yerini saran fiber kablolara sahip yine türkiye’nin en hızlı interneti ttnet fibernet beni mart ayı boyunca parasını ödediğim halde 7 gün boyunca internetsiz bıraktı.
adsl iptali esnasında imza almaya kapıya kadar gelen ttnet yetkilileri, gigabit ethernet portu bulunmayan ve kablosuz performansı yerlerde sürünen, eski nesil tilgin hg 1332c home gateway’in değişiklik talebine ise telekoma giderek başvuruda bulunun diyerek müthiş bir çözüm buldu.
yaptığı reklamlarla halkı kandıran, tekel olduğu için bizi bu rezil hizmete mahkum bırakan, telefon ve internet kanalları dururken hala çözüm için ayağına çağıran, yüksek hizmet fiyatlarına karşın düşük hizmet halitesi sunan bir şirket olmayı başarabildiği için ttnet’e teşekkürü bir borç biliyorum.
logic board ve kutup ayısı
geçtiğimiz pazartesi sabah saatlerinde sahibi olduğum macbook pro 8,2 dizüstüm ansızın karanlığa gömüldü.
ssd ve 16gb ram takviyesiyle bugüne kadar kullandığım en hızlı ve en problemsiz makine olmasıyla pek sevdiğim canım makineme ne olduğunu anlamak için alt kapağını açtığımda logic board’un anakarta yakın bir noktasından yanık kokusu aldım.
logic board, bir tür anakart. masaüstü makinelerden farklı olarak üzerinde cpu ve gpu tümleşik olarak bulunmakta. yine masaüstü sistemlerde olduğu gibi ses işlemcisi vb. diğer yongaları da barındırmakta. bu da logic board’u dizüstü makineler için sistemin kalbi ve en pahalı parçası yapıyor.
logic board’un yanması pek çok apple kullanıcısının başına gelen bir problem, bunu bildiğimden hemen yeni logic board için arayışa girdim ve buldum da. 999,95$ amerika fiyatıyla yeni logic board beni hiç mutlu etmedi.
volkan‘ın hafızamı tazelemesi ve tavsiyesiyle, macbook pro’mu elmacı pazarı‘na yolladım, şimdi ise gelecek haberleri bekliyorum.
bu arada elmacı pazarı’yla yaptığım telefon görüşmesinde logic board’un ille de değişmesi gerekmeyebileceğini ve tamirini gerçekleştirebildiklerini söylemeleri biraz da olsa içimi ferahlattı; bir teknik servisin bu denli ilgili ve yardımsever tutum sergilemesi de takdire şayan bir durum.
bu arada her ihtimale karşı elmacı pazarı’ndan yeni nesil bir mac mini late’12 edindim.
live at roadburn - ulver
hey maşallah ttnet, netiniz pek limitsiz
ttnet‘in abonesi olduğum 2limitsiz paket fiyatının 79tl’ye yükseltilmesiyle birlikte daha ucuz olan netlimitsiz paketine geçtim.
sözde btk’nın direttiği ama uygulanması için ttnet’in başvurusunu yaptığı adil kullanım noktasına sahip netlimitsiz paketi 50gb sınıra sahip olmasına karşın, akn noktası aşımı sonrasında hızın 3Mbps olarak sabitlenmesi ilk baştaki dezavantajı avantaja çeviriyor. üstelik 63tl’lik netlimitsiz paket fiyatı da cabası.

tabii uygulamada kazın ayağı öyle değilmiş. daha önce evime gelen ttnet saha ekibinin evde yaptığı ölçüm hattımın sağlıklı olarak 4Mbps desteklediği yönündeydi, nasıl olsa hızım kota aşımından dolayı 3Mbps’ye düşürüleceği için çok önemsemedim fakat bu beraberinde günde bazen otuzu bulan kopmalara neden oldu hem de hızım 8Mbps’den 3Mbps’ye düşürüldüğünde bile.
2lokma
yemeğe saygı
schengen çıkmazı
ailecek yapacak olduğumuz 1 haftalık küçük avrupa seyahati için schengen vizesi almaya çalışıyoruz.
bu doğrultuda tapudan araç ruhsatına, şirket bilgilerinden evlilik cüzdanına, banka hareketlerinden kredi kartlarına kadar her şeyi beyan ettik. o kadar çok kağıt-kürek verdik ki arada çevre temizlik vergisi ile su faturasının bir kopyasını da eklesek mi diye düşünmeden edemedik.
sanırım bir sonraki aşamada kan, tükürük, idrar ve dışkı analizi olacak, tabii ki tam teşekküllü bir devlet hastanesinden alınmış avrupa vatandaşlarını ısırmaz, kendi çapında takılır etrafa zararı yoktur raporu da eklenecektir.
işin kötü tarafı ise verilen onca paraya ve çekilen bunca eziyete rağmen vize süremizin, seyahat süremizle eş olacak olması ve bir sonraki sefer için tekrar aynı işlemlere maruz kalacak olmamız.
sonra da kimse bana çıkıp dış politikada kuvvetliyiz demesin bir zahmet, görüldüğü gibi adamlar otobüs şoförü değil 1 dakikayla falan etkilenmiyorlar.


